29 Ağustos 2017 Salı

Tek Çocuk Hiç Çocuk Mu?

  Pazar sabahı ailemize pammuş gibi bembeyaz bir kız çocuğu katıldı.Eşimin bir numara büyük abisinin 3.kızı oldu.Hemen gittik tabi bir numarayla arasında 9 yaş var tabi o başka alemde,eskinin tekne kazıntısı bugünün ortancası başına geliceklerden habersiz mutlu görünüyor ama kıskanmış belli.Minnoyu görünce mutlu oldular ama bizimki sadece kuzenlerini özlemiş onlarla takıldı,bebeğe şöyle bir bakıp "bu ne be böyle,minnacık bişiyyy naapcakssınız bunu oyun bile oynayamaz bu" dedi ?!?! 

(Okula giderkende benzer bir olay yaşamıştık bakınız.)

   Dün akşam içinde ne biriktiyse artık uyumak bilmiyor.Ben GOT sezon finalini bekliyorum bi git uyu çocum hadi modundayım.En sonunda döküldü babanesi (telefondan yetmiş yani) demiş kiiii "yeni bir bebek gelicek eve çünkü sen çok yaramazsın birde uslu kızları olur ne güzel.." Ay ne diyim şimdi zaten aklım başka yerde yok annem yok dedim yatırdık zar zor.Sabah "eğer bu eve bir bebek gelirse bende sizi terk ederim ama kapının kilidine yetişemem onu açmanız lazım" diye uyandı:) Hayır o minik parnağını tehditkar şekilde sallıyor ve allahım yicem o ne tatlılık haha ciddiye bile alamıyorum durumu.Neyse baktım çocuk içlenmiş artık tam sözde veremiyorum gelecek belirsiz,herşey olabilir.Şuan için düşünmediğimizi,kısa yada uzun vadede daha farklı isteklerimizin olduğunu anlattım.Artık ne kadar anladıysa..
  Herşey bir yana maddi imkanlar çocuğuma endişelenmeyeceğim bir gelecek sağlayacak kesinlikte olsa (biliyorum ölümlü dünya ve hiçbir şeyin garantisi yok ama olsun) iki tane daha yaparım.Cidden bak yaparım ama gündemi sürekli değişen bir ülke ve piyasadaki belirsizlikler gözümüzü korkutuyor.Kendi işimizi yapıyoruz devlet memuru yada kadrolu şirket çalışanı değiliz ki! Amannn herkesin çocuğu özel okullarda mı okuyor","maddiyat herşey diiildir cınım",aaa birde "allah rızkını verir" var dimi offff cidden bunları duymaktan sıkıldım ama hata bende, sen niye sebep açıklıyorsun ki?! Fakat şu sebepten demesem bu sefer bencilsin,kendini düşünüyorsun,zora girmek istemiyorsun,sırf kendin için çocuğunu yalnız bırakıyorsun diyorlar.Yalnız bırakmak? Kardeş çocuğa yoldaş olsun diye mi yapılıyor eee birbirini öldüren,para için küsen,eşleri yüzünden konuşmayan kaç kardeş var? 
Eski bir arkadaşım,instagramdan görmüş takipleşiyoruz artık, "zaten evdesin yap aradan çıksın" demez mi? Çocuk bu çocuk,aradan çıksın ne demek?! Ayrıca evdeysem yinede çalışıyorum ben sersem neyden haberin var acaba.. 
  Anlaşılan o ki bir çocuk biz hariç kimselere yetmiyor!!! Ama ben hamileyken tek başımaydım,hatta doğuma bile yalnız girdim kimse yetişemedi,loğusayken yalnızdım kimse nasılsın diyip bir işin ucundan tutmadı.Herkes sadece konuştu.. Ama yap ikinciyi demek kolay hatta o zaman bile üçüncüyüde yap cicim aradan çıkıversin falan derler.Sen mi bakıcan arkadaşım? Hem herkes senin gibi üremek zorunda mı? Ben yandım sende yan mı diyorsun içinden yoksa kızzz:)) 
  Asıl favorim "Tek çocuklar asosyal oluyor amaaa" bunu sürekli söyleyen bir arkadaşımın 15 yaşındaki çocuğu tek başına bakkala dahi gidemiyor ama herkes kendi sorununu görmezden gelip karşısındakine akıl verme derdinde.Yav he he senin ki özgüven patlaması yaşıyor ya! 
  Ve son olarak gündemin saatlik değiştiği,istikrarsız ve nefret dolu bu topluma bir çocuk daha getirme ve endişe boyutumu ikiye katlama fikri beni geriyor.Kadınlar taciz edilmesin diye iyilik(!) olarak pembe otobüs yapılıyor bu ülkede,şort giydi diye toplu taşıma aracında dayak yiyor ve hooop konudan saptık:( Offf bilemiyorum ama kısmet tabi diyelimde çok katı konuşup evreni kışkırtmayalım dimi? 

  Ayy ne içlenmişim bee,yazdım rahatladım ohhhhj.Hatta öyle yumuşadım ki yarın "bizz hamileyizz" yazarsam şaşırmayın:))) Yok artık daha neler,direkt küfredin ayol öyle yazarsam..
  

28 Ağustos 2017 Pazartesi

Yiyom Yiyom Pammuk Gibi Oluyorum

  Üzgün olduğum zaman (çoğu kadın gibi) canım tatlı birşeyler istiyor.Bu dün yazdığım posttaki gibi bilişsel bir beslenme şekli sanırım.Ama mutlu olduğumuzda da pastayla falan kutlama yapıyoruz..yine tatlı! Duygusal beslenmenin tehlikeli bir alışkanlık olduğunu biliyorum,yeme bozukluğu hatta,ama çoğu zaman bilinçsizce yöneliyorum.Birde mekana göre yeme var.Kadıköy'e gittim mi Cafer Erol'a uğrayıp badem ezmesi almadan yada Eminönüne gidip lokum almadan dönemiyorum eve.
   Doğum günlerinde, düğünlerde, partilerde, bebekler doğduğunda, mevlütlerde hep bir lokum,çikolata, lokma döktürme falan.Kültürümüzde bayram dediğin el açması baklava olmadan olmaz! Sacece bizde değil ki Amerikalılarda cadılar bayramında şekere saldırıyor demek ki çokta yöresel bir sorun değil.Sevgililer gününü unutmayalım bir dakika!! Kalp şeklindr çokolata yemeyen bizden değildir:) Tabi reklamlar,her yerden biten gurmeler,tavsiyeler ve food channellar.. Yahu instagram sayfamı bir açıyorum akışta hep bir yemekler,tatlılar vs geçiyor:) Yooo bende böyle değil diyebilirsin ki zaten sorun bende canım.
  Mesela o gün kendime ait özel bir günse,bir başıma vakit geçirmişsem dönüşte oğluma mutlaka birşeyler alıyorum.Bunu fark edene kadar hep tatlı vs birşeylerdi artık mini figurler falan alıyorum.Rahat hissetsemde içten içe bir suçluluk falan mı duyuyorum ki? Yoksa babam her seyahat dönüşü bize gittiği yerden tatlılar,çeşit çeşit yiyecekler getirirdi yanii bendeki durumda bu öğrenilmiş bir davranış mı? 



 Evde kurabiye yapılan gün resmen bayram havası oluyor.Mutfağa gidip gelip tepsinin başında soğusun diye bekleme,elleyip parnakları yakma,sonra sütle götürme:) Hasta olduğunda da iyi hissetsin diye kurabiye yaparım.Kendim stresli olunca kaşık kaşık tiremusu yerim.. Yemeğin iyileştirdiği tek şey iştah oluyor aslında yoksa duygular üzerinde pek bir etkisi yok ama işte gel anlat mideye..     Bende olan bu duygusal yeme sorunu bari çocuğumda olmasa, geçte olsa farkına vardım.Bundan sonra iyi hissetmesi için sarılıcam,ona özel hikayeler anlatıcam belki bir iki kitap falan alırım.Ama sanırım kendim hala tereyağında cızırdayan şatoya,çok katlı bir lazanyaya,koccaman bir pizza dilimine tav olabilirim:)


25 Ağustos 2017 Cuma

Duygusal Yeme

  Film ve patlamış mısır? Şimdi size bilişsel bir senaryodan bahsetmek istiyorum.Bunu geçen sene yemek&sağlık bloglarından birinde okumuştum,hatırlarsam adını yazarım.Bir soru vardı film izlerken neden patlamış mısır tercih ediliyorsunuz? Neden soyulmuş salatalık yada üzüm değil neden fındık,fıstık değil? 
🍿🎬Şu şekilde şartlanmışız;
Filmi seç,sinemaya git,bileti al,patlamış mısır ve içeceği al,yerken izle! 
  Alışkanlıklarımız nasıl oluşuyor? Neye göre şekilleniyor? Toplum mu yoksa yoğun şekilde maruz kalınan reklamlar mı veya takip edilen kişinin tavsiye etmesi mi? 
   Çocuklarımız akşam balık yerine "ben bunu yemem,patates kızart" dediğinde ne yapıyoruz? Aç yatmasın,aman karnı doysun diyerek günü geçirdiğimiz yöntemler hızlıca çocuğun alışkanlıkları haline dönüşürken, bunu biz yapıyoruz!!! Ama kabul etmiyoruz,etmek istemiyoruz! El kadar çocuk abur cubur ona sunulmadığı sürece ve varlığından bile haberdar olmadığı şeyle, nasıl bağ kurabilir ve alışkanlık edinir? Biz verdiğimiz için olmasın.. 
   

  Bu yaz oğlumun yeme içme düzeninde bazı şeyler değişti hatta olumlu yönde gelişim gösterdi.Bu durum umarım kalıcı olur.Onun için planladığımız bu yaz bazı(!) konularda meyvesini verdi diyebiliriz.
 Daha önce "yemek savaşları" diye bir dizi yazı yazmıştım "beslenme" yada "blw" etiketlerinden ulaşabilirsiniz.Her yaşın getirdikleriyle bu yazıları güncelleyip,yeni öğrendiklerimi daha sonra işime yarayacakları bu etiketlerde paylaşmak istiyorum.
  Ben yeme içme konusunda sürekli araştırıp yeni yöntemlere,farklı tariflere ve pişirme tekniklerine bakıyorum.Bilinçlendikçe ve daha sağlıklı beslendikçe vücudumunda bana karşılığını verdiğini gördüm.Çocuğumda hayat boyu gel gitlerle,diyetlerle,kilo problemleriyle uğraşsın istemediğim için en baştan ve müdahele edebilecek kıvamdayken alışkanlıklarını şekillendirmeye başladım.Tabi bu her defasında başarılı oldum demek değil.Sadece yöntemlerin bazıları tuttu,bazıları tutmadı.Sonuçta her aile yapısı,yeme düzeni,alışanlıkları,eve alınan gıdalar,alışveriş listeleri ve çocuğun damak zevki farklı! Ama damak zevki çok çeşit sunularak geliştirilebiliyor ve annenin ilk başlarda yılmadan bunu denemesi gerekiyor.
  Beslenme stratejilerim ve alışkanlıklarını çeşitlendirme üzerine postları ard arda yayınlamayı düşünüyorum.Ben yaptım sen yapma,ben nerde yanlış yaptım gibi:p Bilişsel beslenme,günü kurtarma,uzun vadede sağlıklı hayat,kavgalar,tartışmalar ne ararsanız var yani:) 

18 Ağustos 2017 Cuma

Ayakkabı Bağlama Çalışmaları

  Kardeş konusunda en sinir olduğum şey ayakkabısını bağlamak ve ona öğretmeye çalışmaktı.Ayakkabı bağlayabilmek bizim ülkemizde çoook sonralarda kazanılan bir beceri.Gerçi çocuklar için botlar bile cırt cırtlı fakat bahçe işlerinde falan ip bağlayabilmek önemli o yüzden yavaş yavaş alışsın diye İceoğlan için bu kartondan yaptım.


Çizemem diyenler bunları çıkarıp bir kartona yapıştırabilir.




Hem motor gelişimi için önemli bir etkinlik hemde önemli bir beceri.Bizim minno uzun süredir zaten kendi giyinip,soyunup,ayakkabısını vs giyebiliyor.Artık ara ara bunuda çalışsın çünkü hevesli,bağlamaya çalışmak istiyor.Zaten kendi isteği olduğu için yaptım bu kartonu yoksa oralı olmazdı..Aklına geldikçe deneyebilir artık.

8 Ağustos 2017 Salı

Hep Bir Ekşın :)

  Geçenlerde köy gezimizde neler neler yaşadık.İceoğlan daha önce hiç denk gelmemişti ilk defa mezarlıkları gördü, akabinde ölümle ilgili çok soru sordu. Sünnet çocuğu gördü "bu çocuk çok komik giyinmiş bu ne beee eheheheh" diye gülerken bir densiz amca eliyle makas taklidi yapıp "Bülüğünü kestirdin mi büllüğünüüü?" diye taciz ettikten sonra mecbur o konuda da konuştuk."Ucundan biraz alıcaklar zamanı gelince vs,temizlik için şart,pislik olursa hastalık olur hatta o yüzden tuvaletını oturarak yapıyorsun çünkü ayakta hiç sağlıklı değil diye.Normal karşıladı "olur tamam pis olmasın" dedi.Bu arada halk arasında büllük denilen şey bildiğin penis:) Artık pipi demiyollağ demek.


Şişman diye dalga geçilen bir çocuk gördü "ne var onun vücudu öyleyse,benim ki böyle herkesin ki farklı,boyumuz,saçımızda farklı neden üzüldü ki kız?" dedi.Dalga geçen çocuğa gidip kızayım ben bir daha yapmasın hiç hoş değil dedi ama ilk önemsediği kızın neden üzüldüğü oldu.Labirent oyunlarında en uzun yolları seçip beni çıldırtan çocuk nasıl böyle mantık yürütüyor ya? 
  Bir akşam bahçede otururken kuyunun önüne düşen yaralı bir kuş bulduk ona üzüldü,tedavi ettik o iyileşme sürecine tanık oldu,güzeldi.. Nerde tuhaflık gelir bizi bulur dağda mantar toplarken sen kır sapını,sonra o ellerini gözlere sür, yandı tabi gözleri çıldırdı çocuk.Ramazanın son günü gitmiştik biz,şehirde pek duyulmuyor tabi ramazan davulunun sesi ya gece korkuyla kalktı,sonra neden saat kurmuyorlar ki bu ne saçma iş diye söylene söylene uyudu:) 
  En bombası bir akşam yürüyüşten dönerken bir anda aşka gelen büyükbaş hayvanları görünce "anneeee ne oluyooo ya,naapıyor bunlar?" diye bağırmasıydı. "Birbirinden hoşlanan çiftler için normal birşey annecim" dedim,"iyi tamam o zaman biz gidelim bari" dedi.Fakat bir büyük boy kuzeni "inekler sadece ineklere mi aşık olur? İnek kediye aşık olamaz mı?" diye sorular sormaya başlayınca bir koşu anasının kucağına attım yavruyu.Benim için "love is love" ama herkes aynı düşünmüyor,elalemin çocuğuna neyi nasıl anlatayım? Kendi çocuğumada bu konuda başkası fikrini anlatmadan önce ben konuşmak isterim ama mümkünse bu yaşlarda değil.Cinsel eğitim konusunu yaşına uygun olarak açıkca konuşmaktan yanayım,"ayıp" denilip geçiştirilmesini doğru bulmuyorum.
  Ay o kadar acaip sorular geliyor ve öyle tuhaf muhabbetler geçiyor ki aramızda..Bazen çenesinden yılsamda çok keyif alıyorum..bazen.. 

3 Ağustos 2017 Perşembe

Bir Gün...

   Gözümü açamadım henüz ama sokaktaki inşaatın gürültüsü yeni başladığına göre saati tahmin ediyorum vee şu dakikliğe bakın hele! Pıt pıt yatak odasına gelen ayak sesleri.Yüzümü yastığa gömüyorum ki tatlı laflarına kanıp ayağa kalkmayım,bu seferde babası kalksın banane.. Hissetti ya sıpa damardan vuruyor "annecimmm kalkma vaktiiii sabah olduuu" bu sefer yumuşacık elleriyle saçlarımı geriye atıp yanaklarımı okşuyor ve "annemm seni çok seviyorum dönde bir öpeyim hadii,bak güneş gibi doğdum ben evine dimi annecimmm?" Dayan Giz dayan,şimdi babaya geçicek az kaldı derkeen tekrar saçlarımı okşayıp,başımı öpüyor "acıktım ben yumurta yapalım hadi beraber" diyor off tamam pesss,kalktım artık.Dönüp arkama bakmıyorum bile haiiiiin kocCa da kesin uyanıktı😬Tabi o kısık sesli,üzerine peri tozu serpilmiş gibi narin olan çocuk gidiyor yerine ben yumurta çırpmaya çalışırken,scooterla ayaklarımı ezen "açımmm,ne zaman hazır olcakkk,parka gitcez miii,dedemi araa,bisiklete binelim,arabamın şarjı nerdeee,paw patrol açarmısınnn?" diye nefes almadan ve yüksek sesle konuşan çocuk geri geliyor.Ben kendi kendime söylenirken o mutfak tezgahına tırmanmış "kahveni ben yapayım hadi" diyor."Ne olacak ki yeaaa iki kaşık kahve birazda su o kadar" derken kavanozun yerini buluyor.
Kahvaltı,park,bisiklet,yemek,alışveriş,oyun alanı,anane/dede ziyareti,arkadaşlara yemeğe gidelim derken gün sonunda ben pelte gibi bir yere kıvrılırken o hala oyun için kolumu bacağımı çekiştirebiliyor.
  Son çare sıcacık küvete bırakıyorum yavruyu ve bir ohhh çekiyorum, tabureyi alıp küvetin yanına konuşlanıyorum.Dergi vs okuyorum yada beni ıslatmasına izin veriyorum,bu arada çeneside hiç durmuyor hiç! Bazen bir saat bazen 20dk kadar suda debeleniyor,çok mutlu olduğu için etrafın batmasını önemsemiyorum,gerçekten.Zaten temiz ve düzenli kalması çok uzun sürmüyor,alışıyor insan bir süre sonra:) Rahvan gitsin mi ne demişler bildin mi? Sonra buruş buruş ve kıpkırmızı şekilde bir çıkıyor kiiiii hamur olmuş hamur:)))) "Tertemiz oldum annem bak pamuk gibiyim" diye bornozuyla dolaniyor evde.Allahım o nasıl bir tatlılık,baldırlarını ısırıyorum,ayak parmaklarını öpüyorum.Yalnız mayışmış bebeyi hemen giydirip yatağa atmazsam yine canlanıyor o yüzden jet hızıyla giydiriyorum, vallahi F1 PitStopları gibiyim.Sonrada bir papatya yada nane limon çayı yapayım diyorum ve demlenirken unutup uyuyorum:) İçimin geçmeside 10dk bulmaz ama geri kalkıyorum,evi şööyle bir topluyorum ki ertesi güne hazır olsun öylede manyağım.

  
  

1 Ağustos 2017 Salı

Tatile Gitti Gelicek..

  Dolu dolu bir yaz tatili geçiriyoruz.Bolca geziyoruz sonra ben iki gün kendime gelemiyorum ama sonra yine yollardayız:) Aslında çok farklı planlarımız vardı hatta biletleri alınıp ayarlanmış eotalarda ama eşimin ani bir rahatsızlığı çıktı bende onu tek bırakıp gitmek istemedim.Hayat siz planlar yaparken... Neyse şuan için iyi çok şükür bizde birarada olmayı kutluyoruz ve Ayda iki kez Ege'de bir yerlere kaçıyoruz.
Evde olduğumuzda bisiklete biniyor yada İstanbulu gezmeye çıkıyoruz.Çok yedik bu aralar şiştim valla kışın ki zayıflıktan eser kalmadı:( 
   Okulsuzluk sadece minnağın hoşuna gidiyor aahahaj ama onunla takılmak bir yere yetişme derdi olmadan hemde harikaymış.Öğlen uyursa eğer yanına kıvrılıp kitap okuyorum.Hem onu koklayıp,izliyorum hem istediğim bşka birşeyi yapıyorum.Uyandığı ilk anları çok sevdiğim için o arada başka bir iş yapmıyorum.Terlemiş ekşi kokulu,şişmiş gözler bir masumluk bir yumuşaklık ogffff.Yarım saat kadar kucakta seviliyor,muhabbet ediyoruz sonra yine birbirimizi yemeye başlıyoruz:p 
  Haftasonu kısmetse yine yollardayız sonra eve sonra yine yollara.. Eşimin test sonuçları iyi çıkarsa Eylül'de 15 gün bir gezimiz var bakalım..Aslında Dubrovnikte Ekim'de GoodFood festivali varmış ona mı gitsek diye düşünüyorum,aklım fikrim yemekte ve kitaplarda evet:) Aslında havalar soğumadan bir Kastamonu-Amasra-Sinop yaparız.Birde çok merak ettiğim Macahel turları var ama ciddi uzun yürüyüşler gerekiyor 5-6 gün falan sürüyorlar.Minnakla biraz zor gibi belki seneye.Ama istek listemde ilk üç içinde sürekli girip fotilerine bakıyorum.
Günde iki kez İnstagrama bakıyorum 10ar dakka falan.Haftada birkez takip ettiğim blogları okuyorum onun dışında telefonla fazla bir ilgim kalmadı.Eski yaz tatillerime geri döndüm gibi.Beni ararsanız yeni bir Lego paketinin başındayımdır:) 

12 Temmuz 2017 Çarşamba

Evdeki Yeşiller

  Benim succulentlerin çoğu çürüdü gitti.Ya yerlerini yadırgadılar ya çok fazla su verdim yada bir sürü farklı bakım isteyen çeşidi bir arada koydum ondan yada tamamen benim beceriksizliğimden.Ama gel gör ki oğlumun "kırpık" adını verdiği ve latince adını şuan hatırlayamadığım bu arkadaş çoştu gidiyor.
Yeni yeni açık yeşil renkte başlar veriyor.Her sabah kalkınca onu seviyor,minnak elleriyle okşuyor "büyü emi benim tatlımmm,çok güzelsin senn" diyor.Sonra "yazık diğerlerine kıskanmasınlar" diyerek benimkileri de accık okşuyor,öpüyor saolsun:) 
Bu boncuklarda benimkiler.Adı "bonibon" yada "bezelyecik" olmalıymış birisine göre.Bakalım bunnar nasıl olacak merak ediyorum.Duruma höre daha sonra kaktüs vs de almak istiyorum.

9 Temmuz 2017 Pazar

Bir Dikili Ağacı Olmalı İnsanın

   Artık gölgesinde oturup,meyvesini yiyebileceğin,sırtını yaslayıp dinlenebileceğin bir ağacın var oğlum.Beraber büyüdüğünüzü görmek nasip olur umarım.
    Berkay sabah dedesiyle elma fidesini dikti,boyu kadar olan birde şeftalisi var kuzumun.Tema'ya adına bağışlanan fidanlarımız var ama bu sefer farklı çünkü kendi eli değdi,kısmetse emeğide olacak üzerinde.Belki ilerde çocukları bile tadabilecek meyvelerinden..Anne hayallere daldı hemen tabi.
  Haydarpaşa Kitap Günlerinde Tefrika Yayınlarından aldığım Küçük Aziz Nesin ve Kiraz Ağacı kitabını yanımda getirmiştim.

Piknikte okuduk kimbilir kaç kez çok sevdik ikimizde.Ve hatta minnağı çok özendirmişti "bizde ekelim kiraz,o zaman büyürüm ve ağacımın altında ben sana kitap okurum anne" demişti.O an neler hissettiğimi az çok anlar anneler.Ahhhh seni çoook seviyom be çocuk! Uzun ve sağlıklı bir ömrün olsun inşallah.Ağacın büyüsün,dallanıp budaklansın da altında beraber oturalım yine.
  Benim yetiştiğim kültürde her yeni doğan çocuğun adına bir ağaç dikilir.Ama kendinin bunu istemesi ve yapması ayrı bir zevk.Verdiği emeğin karşılığını almak için sabretmesini doğal yoldan öğrenecek ne mutlu bize.


8 Temmuz 2017 Cumartesi

İçindeymişik Yeşilmişik

  Denizli,havuzlu, güneşli tatile 1 Mayıs bayramını fırsat bilip Antalya'da başlamıştık.Bu sefer Ramazan Bayramını fırsat bilip Sinop'a gittik.Öncesinde Safranbolu'yu iyice gezdik.Köy hayatı düşündüğüm gibi İceoğlanı biraz olsun sakinleştirebildi fakat oradakiler bile enerjisine şaşırdı😆 Sabah erkenden kalkıp soluğu tavukların yanında alıyordu.Elinde yumurta,suratında kocaman bir sırıtış kahvaltı hazırlayım diye yanıma geliyordu.Tüm zamanı bahçede bazen buz gibi akan çayın kenarında kimi zaman da ormanda geçti gitti.Ormana mantar toplamaya çıktık,piknik yaptık..hem sıcak hem serin missssler gibi tertemiz hava! Tv yok,tablet yok,kamyonu dışında oyuncak bile yok.Bol bol su böreği,sarma,keşkek,çörek ve ev yapımı baklava var ohhhh ye ye etlendim,göbek yaptım.


bir süre sonra uyudu ben kitap okudum.İlk defa çocukla gittiğimiz bir yerde bu kadar uzun vakit geçirdik; 6 saat! 6 saatlik piknikle kendimizi aştık ayol ahah.Mangal,çay,meyve,kitap okuma,hamak keyfi,gürgen toplama,mantar toplama,hayal kurma,boş boş oturma,kahve.. 
Yolda gezinirken kaplumbağa,kirpi,tilki gördük.Kurbağa,eşek,keçi,tavuk,inek ne varsa gördü,konuştu onlarla.Ağaçlardan meyve topladı yedi.Kendi fidesini dikti ki bir sonraki postun konusu o.Issız koylara gittik, kumlara yayıldık,koştuk,taş topladık,müzik dinledik..bir baktım hayatımın aşkı iki erkek suyun kenarında gülüşerek oynuyor,iyice dedim kaydet bu anları hafızana Giz,asla ama asla unutma! Kıymetini bil,şükret! Tek duam onlarla ve sağlıkla yaşlanmak umarım nasip olur.Bu değerli anılarda gözde yaşlarla değil gülerek anılır.
   Çok eğlendi oğlum,doğal doğal yedi içti.Akşamları pelte gibi uyudu(k).Eşimin dedesinin evine çıktık, dağ yolunun üzerinde eski kerpiç evlerden,karşısı papatya tarlası ama alabildiğine..dinlendik orda rüzgar arada bir esiyor öyle güzel sesler çıkıyor ki yapraklardan bazen video çekip attım instagram da herkes sordu neresi diye:) 
Çiçekler topladık,sohbetler ettik oğlumla.Araba çıkar,birşey olur derdi olmadan koştu özgürce yeşillerin içinde.Tabi köy ahalisi şaşırdı bize böyle doğada boş boş niye dolaşıyoruz diye:) Çok güzel geldi bu tatil bize çok.Yine yapmalı, havalar bozmadan gidip keyfini çıkarmalı cıstak cıstak müzikler çalmayan,tombik kırmızı ingiliz turistlerin ve slip mayolu rus erkeklerinin olmadığı o güzel sahilleri,koyları..itiş kakış yer derdi olmadan,duman altı olmadan yapılan piknikleri.. Bekle bizi Karadeniz yine geliciiiz! 

7 Temmuz 2017 Cuma

Su Tabancası Sorunsalı

   Bu haltıda yedik ya en sonunda ben daha ne diyeyim a dostlar? Öncelikle "Anne olunca bunu yapmam yeaaa" dediğim bir iki şeyi bana güzelce yedirdiği için buradan minnak oğluma teşekkürü borç bilir,daha da büyük konuşmam anacım sizde akıllı olun derim yoksa bu minnaklar aklınızı alıyollağ🙈 Tabi ki markete gidip çocuğu evde uyur vaziyette bırakma,ağlayınca oto koltuğundan çıkarma gibi uç şeyler asla yapmam ama mesela silah almam diyordum su tabancası aldım.Ay ama çok ta keyifli be! Moda sahilde doyasıya oynadık daha doğrusu o oynadı,dönerken benim her yanımdan şıpır şıpır sular damlıyordu🤣 

Tatil yerlerinde,
havuzlarda,akşam gittiğimiz parklarda her yerde çocukların elinde var,bakıyor güle oynaya koşarak çocuklar oynuyor özendi yavrucak.Düşündüm bi çocukken nasıl keyif alırdık kuzenlerimle,kardeşimle böyle oynamaktan.Ve hiç birimiz şiddet yanlısı olmadık,oyunu tadında bıraktık.Kardeşim askerdeyken bile silah eline bir kez aldı talim için (onda bile söylenerek) resmi bayramdı o şekilde tek bir fotoğrafı var.Şimdilerde çocukların silah görmeme gibi bir lüksüde yok,havaalanına gidiyoruz ohal var her yer taramalı tüfekli özel kuvvet polisleriyle dolu keza şehrin meydanları aynı durumda..en azından anlıyor artık silah dediğin şey "güvenlik kuvvetlerince" ve "gerektiğinde" kullanılmalıdır.Daha da yapabileceğim bir şey yok artık ben üstüme düşeni yaptım zaten, yapıyorumda.Barışçıl bir çocuk yetiştirdiğime inanıyorum.Ölme,vurma,zarar verme temalı oyunlar oynamıyor , öfkeli olduğu zamanlarda hararetli şekilde konuşarak anlatıyor ve çözmeden asla yakanı bırakmıyor.  
  "Silah korunma amaçlıdır annecim ve eve alınması iyi değil! Bizi zaten polisler,askerler koruyor bizim silaha ihtiyacımız yok.Kötü insanlar silah kullanır ve birilerini yaralayabilirler." şeklinde anlatıyoruz gördüğü zamanlar.Hatta ilk defa bir arkadaşında oyuncak siyah bir silah gördü bu kış ve kaptığı gibi çocuğun annesine gitti "Bunlar çok sakıncalı bilmiyormusun sen? Böyle pis şeyler çocuklara alınmaz! Al bunu çöpe at bence!" dedi! Hah dedim aferim bak bazı şeyleri doğru yapıyoruz demek ki.Bilmiyorum arkadaş ortamında çok tartışmıştık bu konuyu ama sonuçlara baktım birde oğluma..İceoğlan zaten fazlasıyla sevgi dolu ve ince ruhlu bir çocuk."Teşekkürlerrr","özür dilerim","rica ederim","lütfen","elinize sağlık" kelimelerini yerinde kullanır.Biraz atarlı,giderli bir velettir ama kavga etmez hiç.O yüzden elinde bu OYUNCAĞI verdiğimde olumsuz sonuçları düşünmedim.Zaten hiçte düşünüldüğü gibi kimseye hedef almadı, ilk iş gidip bahçedeki kediler için koyduğumuz su kabını doldurdu.
  Ailenin genel tavrı,tartışma zamanlarında ki tutumu,hal ve hareketlerini örnek alıyor çocuklar.Tabiki kendi karakterleri var ve istekleri farklı olucaktır ama sevgi ve anayış dolu bir ortamda büyüyen bir çocuğun aksi şekilde olabileceğini düşünmüyorum.



• Bunu da "aaa inanmıyorummm senin asla böyle bir oyuncak alcağnı düşünmezdim, çok erkeksi değil mi?" diye soran bir iş arkadaşım yüzünden yazma,bu konu hakkında içimi dökme gereksinimi hissettiğim için buraya iliştiriveriyorum.Ayrıca silahların "erkeklik" ile bağlantılı olduğuna inanmıyorum! Bireysel silahlanmaya karşıyım ama çok sevilen ve bununla övünülen bir ülkede yaşıyorum.Zevk için hayvan avlanmasınada karşıyım!!! Oldu mu? 😊😆 


10 Haziran 2017 Cumartesi

Haydarpaşa Kitap Günleri

  Kadıköy Belediyesi saolsun çok güzel etkinlikler yapıyor.En son çevre günü konserlerine gitmiştik şimdide gardaki kitap fuarına.
 
Çok iyi yazarlar geliyor ve imza günleri oluyor hatta bazı vagonlarda okuma yapılıyor.Bizim oğlan her zamanki gibi yerinde duramadığından biz onları es geçtik.Vagonlara indi bindi,koştu..doya doya gezdi.
 
Haydarpaşa çok güzel bir mekan.Öyle hoş bir atmosferi var ki kitaplarla buluşunca harika olmuş.Gençler sağa sola oturmuş gitar vs çalıyorlardı.
  İndirimler pek ilgi çekici değil,internet her zaman daha uygun ama yeni çıkan bir iki kitap vardı istediğim onları aldım.Oğlan zaten hemen kendine birkaç şey seçtip koltuğunun altına sıkıştırdı:) Kitapların artması iyi oluyor en azından aynı şeyleri dönüp dönüp okumuyoruz. 
 

Yaz Tatili Başlasın

  Ay başında İceoğlanı yaz tatiline soktuk bence hak etti zaten.Yavrum İstanbul trafiğinden dolayı sabah babasıyla benden önce yola çıkıyordu.Onun için bir sürü şey planladık fakat baba beklenmedik bir operasyon geçirdi ve beklemedeyiz 15 gün.  
  Kreşe bu kadar alıştıktan ve bir düzen oturttuktan sonra okulsuzluk nasıl olur bilemiyorum ama umutluyum.Çok yorulup isyan edeceğim zamanlar için burası var zaten:) Ama bol bol gezip,yüzüp,bisiklete binip,kamp yapmayı vs düşünüyorum bakalım.
 
  Eşimin durumu belli olsun ilk iş Safranbolu/Amasra/Sinop gezilecek.Dedesinin tavukları,keçileri vs var.Traktör kullanacak orada,bol bol piknik yapar,denize girer.Şehirden uzak mis gibi doğayla başbaşa vakit geçirip şarj oluruz.Sonra ver elini Ege kıyıları:)) 
  İstanbulda da vakit geçirebilecek şeyler var ve yazın zaten boş oluyor.Mesela geçen gün Haydarpaşa Garı Kitap Fuarına gittik.Kadıköy belediyesinin çevre gününe gittik sonra uçurtma şenliğide var.
  Başka bir zaman Koç müzesine ve Galata Kulesine gidicez.Bir sürü müze ve sergi var gidilebilecek.Ata binmeye gideriz mesela.Düğünler var arada şehir dışına yine gidip gelicez.
Bakalım nasıl bir yaz bizi bekliyor.Şu an iç içe dip dibe sevgi pıtırcığı modundayız:) Diyaloglarımız şu şekilde; "Seni ne kadar sevdiğimi biliyor musun oğlum?" "Ben senin dünyanımmmm annecimmmm" 


1 Haziran 2017 Perşembe

Okul Sergisi

   Geçenlerde anneler günü etkinliği hemde sene başından beri hazırldıklarıyla ilgili bir sergisi vardı okul bahçesinde.
 
Okulumuz zaten Reggio Emilia tarzı olduğu için sanat ağırlıklı,öğretmenlerde çok güzel şeyler yaptırmışlar,kendi hazırladıklarının altında küçük notlar var tabi.Her çocuğun yapımına katkıda bulunduğu eserde ismi geçiyor,tek başına yaptıklarında etiketler var.Ofisin olduğu tamamı cam olan bölgeyi çok güzel renklendirmişler.Siz kendinizi iyi hissedin diye resimleri vs kendileri düzeltip göndermiyorlar eve o yüzden neyse o işte.Orada bile çocukların yaptığı resimler yada el işleri arasında karşılaştırma yapan bir iki kişi gördüm.. 
 
  Okul bahçesindeki ağaçların altına boya yerleri,tuvaller,oyunlar,etkinlikler neler neler hazırlanmış.Kum parkına dinazorlar gömülmüş orada bir kazı ekibi vardı:) Koccamannn çarşaflar tutturulmuş çamaşır iplerine ve çocuklar itişe kakışa,güle oynaya dilediğince boyuyordu.
 
Veliler klasik ayakta dikilmiş ordan oraya koşan boya ve köpük içindeki çocuklarımızı izliyorduk..duk..yok ben değil tabi:(
  Ben sıcağın alnında, totomda el izi şeklinde boyayla oğlanın peşine koşuyordum.Alan geniş koruya açılıyor benimkinde zaten bir çekip gitme isteği.Koşuyorda koşuyor mübarek zor yetişiyor insan.Kaykaydan yüzüstü kayıyor falan bir yandan bağırıyor "tuu infinitiyyy end biyonddd,ay em buzzz" :)))) Hatta tırmanma duvarından uçtu baya bildiğin yuvarlanarak düştü yani! Yanına gittim iyimisin diye sağına soluna bakayım diyorum o arada şok geçirip bize bakan bir çift gördüm:) Adamcağız şokta yardıma geldi ama o arada babasının bahçeye giriş yaptığını gören oğlan kolunu ovalıya ovalıya suç mahallinden kaçtı.
  Ben "evladımmmm gelllll, arkadaşlarınla oynasana çocuuumm" diye peşinden ciyaklarken adını duyan insanların "aaa Berkay sen misinnn?" demesi ?!?! Harekette bir dünya markası çocuk maşallah (bak yaramazlık demedim çocuğu etikitlemiyiriz;) Neyse bazı anane/babaneler geliyor yanıma "ayy Berkay senmisin canıım benimm" işte bilmem hangi çocuk ondan çok bahsediyormuş evde:)) Biri servisten arkadaşı ve bir üst sınıftanmış, annesi ve ananesi geldi tanıştık.4-5 yaş grubundan da arkadaşlar edinmiş kendine, hatta baktım kum havuzunda oyun oynarlarken büyüklerden biri sesleniyor "Berkayyy .... senin kamyonunu almış baak" !!!! Çetemisiniz evladım:p 
 
Genelde arkadaşlarıyla iyi anlaşıyor ama oyuncak paylaşma konusunda arıza çıkarıyor belli.Ben yokken daha farklıdır tabi ama gözlemlediğim kadarıyla mutlu.Önümüzdeki sene aynı okulumuzda devam edeceğiz fakat bu konuda eşimle farklı düşüncelerimiz var sonra bahsederim.Bu arada pek fotoğraf çekemedim malum koşmaktan fırsat olmadı ama birkaç tane vardı onlardan burada paylaşayım dedim.
  O değilde şaka maka yarın okulun son günü koccaaa yazı beraber geçiriciğiiz! Düşündükçe bi tuhaf oluyorum ayy:) 

25 Mayıs 2017 Perşembe

Bir Garip Kardeş Meselesi

  Okuldan arandığını görünce karnına ağrı girip,içinde biiişiyler kıpraşan,gerilerek cevap veren bir ben mi varım? "Ayy bi yerini kırdı kesin,bu kez bişiy oldu oyhhf.." diyerek bekliyorum karşımdaki konuşurken:)) Okuldan fazla aranılmayınca,birde çok hareketli bir çocuğa sahip olunca normal herhalde dimi?
 
  Bu aralar telefonla fazla ilgilenmiyorum ayrıca iki defa tatile çıktık,eve bir hafta misafir geldi falan derken unuttum.Geçen ay neler neler oldu kızzzz:))
  Okuldan aranmam ile başlayım.Öğretmen anlatmaya başladı konuştu konuştu, sonra sordu "evde son zamanlarda bir değişiklik vs oldu mu?" 10-15 gündür bir gerginlik varmış benim yavruda:( Evde de bir hırçınlık,paylaşmama,öfke,aşırı yapışık bir ilişki söz konusuydu zaten meğer evladımın bir derdi varmışmış.Dert "kardeş"!!!! Söz konusu olmayan,bahsi geçmeyen,hiiiiç düşünmediğimiz,henüz olmayan,şart olmadığını düşündüğüm kardeşin kıskançlığı:) Hey allahım ne çocuk bu yahu.
  Bizim oğlan pek bir duygusal bu sadece benim değil psikoloğundan,öğretmenine varıncaya kadar herkesin farkına vardığı bir durum.Duygularını anında yüzünden ve tavırlarından fark edersiniz.İlgi hep kendi üstünde olsun ister.Sanırım tek çocuk olmasının etkisi büyük.Ee birde anane&dede için tek torun,kuzenlerimde çok seviyor ve el üstünde tutuyor derken ilginin hep onda olmasına alıştı bu onun hoşuna gitsede aslında çok sağlıklı bir ilişki değil farkındayım ama elimden pek birşey gelmiyor.Telefondan sonra ertesi gün okula gittim konuştuk,onlar minnoyu bazen (sınıfıyla) 20-24ay oyun grubunun yanına götürmeye,kardeş konusunu okulda işlemeye karar verdiler.Zaten sorun da yeni kardeşi olan bir arkadaşı yüzünden olmuş.Annesi hamileliği belli olmadığı için 7.aya kadar çocuğa hiç bir şekilde anlatmamışlar ve çatt bebek 7 aylık doğmuş.Eve bir git annen yok,ertesi gün de kucağında bir bebekle geliyor!!! Okuldakiler çocuğu sakinleştirmeye çalışırken bizimkide etkilendi herhalde.Aynı zamanda yakın arkadaşımızın bebeği oldu i,birde amcasının bir bebeği daha olacağı haberini aldık.Hepsi üst üste fazla geldi yavrunun bünyesine herhalde.Sonraki hafta bu konu okulda işlendi ve biraz sakinledi.Hatta karşı komşumun çocuklarını görünce "bak onlar hiç sıkılmaz çünkü oyun oynayacak kardeşi var" dedi "ee sence oyun için bir kardeşin mi olmalı" dedim "bebeğe hayııırrrr,kardeşe evet" diye cevap verdi!?
(ne sevimliler dimiiiğ insanı üremeye teşvik ediyollağğğ ama sonraki fotoya bakınız,böyle uyanmak istermiyim her sabah..bilemiyorum..)

   Biz o noktaya henüz geldik mi bilemiyorum fakat İceoğlan bir kardeş,arkadaş,body birşey istiyor.Ne olduğunu tam olarak anladığından emin değilim:) Zaten bebek asla ve asla istemiyormuş sanki onun kararı sıpa hehe."Karnını aç ve lütfen oraya bir abi yada abla koy!" diye istekte bulunuyor.Çocuklar annelerin karnından geliyor evet ama sandığın şekilde olmuyor o aşkım diyesim geliyor:) Bebek istememesinin sebebi çok ağlıyor ve kakalarını üstlerine yapıyor olmalarıymış.Ayrıca bebek gelen eve babalar artık daha geç gelmeye başlıyormuş😳3 yaşında ki çocukların klasik park muhabbetlerimi bunlar? Evdeki olayları nasıl algılıyor ve birbirlerine neler anlatıyor bunlar böyle! 
  Üzerinden bir süre geçti ve bu sorunda unutuldu gitti ve tabisi yerine hemen başka bişiy geldi:) 

24 Mayıs 2017 Çarşamba

Kreşte Başka Evde Başka

  Geçenlerde kreşten aradılar "arkadaşıyla minik bir sorun yaşadı yanağı çizildi..biz krem sürdük bla bla..işte oyuncak çekiştirirken bla bla..paylaşma..biz şöyle yapalım bla bla.." şeklinde bir konuşma geçti.Daha önce iki kere daha aynı arkadaşıyla minik problemler yaşamıştı fakat o arkadaşını seviyor ve ondan güzel şekilde bahsediyor.Huyları çok benzediği ve ilgi alanları aynı olduğu için sürtüşelebiliyorlar biraz.Diğer çocuğun annesinin okulda öğretmen olması bizim minnağı etkiliyormu diye biraz ağzını aramak istedim fakat o konu pek umurunda değil gibi..bilemiyorum..
  Önce bir endişelendim acaba bizim bildiğimizden farklı bir karakter sergiliyor mu diye fakat anladığım kadarıyla bir Dr.jekyll & Mr.hyde durumu yok.Yinede kreşte benim bilmediğim yada tanımadığım farklı bir çocuğum var! Orada yediklerini evde yemiyor mesela.Öğlen uyuyor evde olduğu zamanlar yatmıyor.Çok inatçı ve dediğim dedik bir çocuk ayrıca sosyal ortamlarda oyuncaklarını paylaşırda hep ama kreşte biraz daha farklıymış durum.Sıra beklemek istemiyormuş mesela ayrıca elinden birşey alındığında ses çıkarmıyormuş hatta üzülüp kenara çekiliyormuş:( Oyuncaklarını paylaşmak istemiyormuş."Geri vermeyebilirler" bahanesiyle.Paylaşma apayrı bir konu ama dışarıda tanımadığı çocuklarla bile paylaşıp oyun kuran bir çocuk için okulda tam tersi olması tuhaf değil mi? Herkes otururken onun sürekli hareket halinde oluşu kendisinin farklı olduğunu düşündürtüyor olabilir mi? "Çünkü herkes oturuyor bende oturmadığım için uyarıyorlar ama sıkılıyorum" dedi bir kez.
  Dışardan yapıştırıldığı gibi bir hiperaktivite durumu değil fakat dikkat eksikliği olabilir konunun uzmanlarına danışın denildi.Babaya ve aile büyüklerine kabul ettirmede sıkıntı yaşıyorum, yaşı itibariyle bunun normal olduğunu söylüyorlar ve öylede tabi hatta genetik faktörler etkiliyse ve böyle huylar aileden geçiyorsa ben ondan daha betermişim oğlum normalmiş(!) benim çocukluğuma göre:) Huysuz ve yaramaz şeklinde etiketlenerek bugünlere gelmişim işte:)
  Okul psikoloğunun anlatımıyla "Genel olarak uyumlu ve çok sosyal bir çocuk olduğunu söyleyebilirim.Yemek yada uyku vs gibi şeylerde hiç problem yaşamıyor hatta öz bakım becerileri yaşıtlarının ilerisinde fakat "aşırı hareketli" oluşunun önüne geçmeye çalışmamız lazım çünkü kendinede zarar verebilir.Bilişsel olarakta iyi,verileni hemen alıyor özellikle dil ve matematik konusunda destekliyoruz,yalnız dikkatinin çabuk dağılması potansiyelini tam değerlendirememesine neden oluyor."      
  Aslında bu benim çocuğumda kendimde gözlemlediğim bir durum.Yakın zamanda uzmanlığı bu konu olan bir psikolok ile görüşmeyi düşünüyorum bizi daha doğru yönlendirebileceğini umduğum için birazda kendim için.Dikkat konusundan ziyade aşırı hareket ediyor ve bu konuda kesinlikle söz dinlemiyor oluşu beni endişelendiren.Bir çeşit banta falan koysam günlük elektrik ihtiyacımızı koşarak karşılar:)
 
  (daha önce evde böyle bir alan yapıp videosunu paylaşmıştım)
Bir yere çıkarken bile 10 kere düşünüyorum açıkcası, çok yorucu oluyor ve yaz boyu kreşe gitmeyecek beraber vakit geçirip,gezeceğimiz için düşündükçe önce mutlu oluyor sonra biraz geriliyorum.
   Offf büyüdükçe kolaylaşıyor diyenlere neler neler söylemek istiyorum şu an ama salon hanfendisi(😆) kimliğime ters düştüğü için sadece diyorum kii "bi halttan anladığınız yok cicim,büyüdükçe herşey daha karmaşık oluyor!" 

12 Mayıs 2017 Cuma

Çocuk Kitabı Seçimlerim

  Seçimlerim derken hem oğlum hem kendim için:) Çocuk kitabı okumayı çok severim.Neleri seviyorum bir bakalımmm oğluma okuduklarımın dışında çocukken severek okuduğum serileri topluyorum mesela Pıtırcık:) Roald Dahl'a bayılırım ve onunda serisini tamamlamak istiyorum.Bu sene fuardan çok severek aldığım ve oğlumun kütüphanesinin baş köşesine koyduğum KumKurdu serisi var mesela ve yetişkin çocuk herkes okumalı!!! Artık doğumgünü çocuklarına bunu hediye götürmeyi düşünüyorum.Geçenlerde Kadıköy'de bir sahafta gördüğüm Küçük Vampir serisinden iki kitabı ve Gizemli Bahçeyi aldım.Küçük Vampir serisini tamamladıktan sonra baştan okumak istiyorum:) Bu seneki Tüyap'tan ise Jules Verne ve Narnia Günlüklerini almayı düşünüyorum.Harry Potter serisinide ciltli olarak tekrar alıyorum:) Always! 
  Dünya klasiklerini ve kült denilen kitapların çoğunu okuduğum için artık daha çok tarih,ebeveynlik kitapları,distopya,bilimkurgu ve polisiye okuyorum.
  
  Okuma alışkanlığının kazanılmasında en önemli şeyin anne-babanın kitap okumayı sevmesinden çok çocuk için doğru kitabı bulmak olduğuna inanıyorum.Ailesi "kitaplara verdiğin para boşa giden emek başka birşey değil" dediği halde duvarlar dolusu kitapları olan bir arkadaşım var.Tutkusu öğretmeninin ona okuması için verdiği bir kitap ile başlamış.Tabiki ailede bu alışkanlığı görmek ister istemez çocuğu iyi yönde etkiler ve özendirir orası ayrı.Ben zaten gazeteden,dergiye hatta broşür vs dahi herşeyi okurum:) 
 
  Oğlum için kitap seçerken çok özeniyorum.Her ne kadar minnakla kitapevlerine gidiyor ve seçimi ona bırakıyor olsamda bazı klasik kitapları araştırarak alıyorum.Dünya klasiklerinin şuan onlarca yayınevinden basılmış hali mevcut.İçlerini biraz incelediğinizde ağzınız açık kalabilir! Heıdı'nin arkadaşı Klara'nın büyükannesine türban takan ve Milli Eğitim tarafından çocuklara okunması tavsiye edilen, birilerine yaranılmak için "yanlı" olarak değiştirilmiş kitaplar gibi.Öyle tuhaf şeyler var ki kitaplarda.. Çocuklar için kısaltılmış olanlarıda tercih etmiyorum çünkü içeriği,dili herşeyi değişiyor.Dil derken mutlaka iyi bir çevirmenden ve bilinmiş yayınevlerinden çıkan kitapları tercih ediyorum zaten bir süre sonra çevirmenleri tanıyorsunuz.Kötü çeviri harika bir kitabı okunması zor hale getirip insanı soğutuyor.
  Oğlumun yaşına uygun olanlardan en çok tercih ettiklerim Yapı Kredi Yayınları,İş Bankası,Can Yayınevi,Pearson ve Tudem.. İnstagram hesabımda zaten kitapları tek tek paylaşıyorum.Öyle güzel ve eğlenceliler ki defalarca okuyoruz ama sıkılmıyorum desem de inanmayın aynı sayfa 135789 kez okunur mu hiç?! Ama çocuğuma kitap okumayı seviyorum hatta bazen cümleleri tamamlamasını..bu bizim olayımız! Kitap kurdu olsun yada çok sevsin değil amacım, okuyoruz çünkü bundan keyif alıyoruz.

10 Mayıs 2017 Çarşamba

Bana Bi Masal Anlat

  Ne zaman oluştuğunu bile hatırlayamadığım bir uyku rutinimiz var.Pijamalarımızı giyiyoruz,minnak çişini yapıyor ardından dişlerini fırçalayıp su içiyor.Hep beraber odasına gidiyoruz önce babası sonra ben öpüyorum.Döne döne uyuyor.
  İlk zamanlar emerek uyutmuştum sonra ninniyle yanında uzanarak.Sonraları nankör velet "tamam artık ninni istemiyorum sus" demişti:)) Vee uyku arkadaşıyla uyumaya başlamıştı şimdide masal istiyor.Maşallah diyeyim uyku konusunda hiç sorun yaşamadım.Ayrıca 6.ayını bitirdiğinden beri kendi odasında yatıyor."Uyku Eğitimi" etiketinde ki yazılarda neler yaşadığımızdan zaten bahsetmiştim.Sabah 7 civarı kalkıyor ve en geç 9:45 te yatakta.Tatilde yada nadir durumlarda biraz daha oturmasına izin veriyoruz.Klasik çocuk hareketleri haftaiçi zor uyanırken haftasonu cin gibi ayakta:)
 
  Şimdilerde yeni bir alışkanlığı var kitap okumamdan ziyade "hadi masal annat annecim" diyor tam başlıyorum anlatmaya, birşeyler falan uyduruyorum işte ama o her masal karakterimi alıp "sonna kum parka gitmişşşşş,kovasıyla küreğiyle oynamışşşş,ve oooo kumlu parkları çok severmişşş" diye sabote ediyor:)) En çok Jack ve Fasulye Sırığını seviyor."Tırmanmışşş tırmanmışşş.." derken kıkırdıyor bende bu anları hiç unutmamayı diliyorum.Yanından çabucak kalkıp içeri geçip uzanmayı istediğim anlar oluyor ve kendi kendime üzülüyorum:( Neyse bazen Kırmızı Başlıklı Kız yada Rapunzeli anlatıyorum.Bunları sorun eden ve masallardan korkan(!) anneler var biliyorum ama ben Disney bile değil, Grimm Kardeşler versiyonlarını dinledim ve okudum çocukken, hiçte "vayy anam hamileymişte kuleye kapatmışlar Rapunzeli" yada "bu kızın pelerini niye kırmızı?" vs diye düşünmedim adı üstünde masal olduğunu biliyordum! Çocukların sanıldığından akıllı olduğunu düşünüyorum yani masallar konusunda rahatım.Çoğu zaman kendi kafama göre bir sürü şey anlatıyorum, genelde uydurmasyon oluyor hatta bazen başrolde biz oluyoruz. GeCe'nin yaptığı gibi iyi olanları unutmamak için yazayım diyorum ama unutuyorum:) 
   Bazı geceler yanımıza gelip uzanıyor misss gibi yok ayol baya ekşi ekşi kokuyor:) Ahhh birde sabah kalktığında o yastıkta bıraktığı iz yok mu.. 

9 Mayıs 2017 Salı

Fırında Lorlu Kabak

  Buzdolabım bozuldu servis ertesi gün gelene kadar içindeki çabuk bozulacak olanları değerlendirmek için uydurmasyon bişiyler yapıyorum:)
Kabak hiç dayanamayacağı için onunla öğle yemeği hazırladım.Yarın da baklalı enginar yapim artık..
 
2 rendelenmiş kabak
1 yumurta
2 yemek kaş. tam buğday unu
ince kıyılmış dereotu
2 y.k taze lor
taze çekilmiş karabiber ve tuz

Hepsini çırpıp kare borcama koydum 200 de 30' kaldı.Fırından çıkarmadan üzerine rendelenmiş kaşar koyup 5' bekledim.Hafif ve yağsız ayrıca lezzetli oldu o yüzden paylaşmak istedim:) Yoksa baya basit bişiy yani.
 

8 Mayıs 2017 Pazartesi

Haftasonu Dediğin..

  Yayyyyy!! Yaşasın Pazartesiiii:)) Çalışırken bile severdim pazartesiyi düzen iyidir,hoştur arkadaş!
Nasıl bir haftasonundan çıktık yine bir ben bide diğer analar bilir ama günün sonunda o çocuk yatağına mutlu mesut girip beni öpücüğe boğduysa tamamdır.

Cumartesi günü hava harikaydı erkenden parka çıkardım minnağı fazla kalabalık olmadan rahat rahat oynasın diye.Yakalamaca vs oynadık,bisiklete bindi,sonra kuş kovalamaya başladı ama ne koşma hemşiree, parkı ilk önce 5 kez hiç durmadan turladı sonra zıplayarak devam etti..çenede durmuyor anlatıyor habire birşeyler.Bir yandan kardeşim gülüyor "duracell olsa dayanamazdı" diye:) Herşeyi geçtim millet tuhaf tuhaf bakıyor, hatta uzaktan hiperaktif teşhisi koyduklarına kalıbımı basarım.
  Annemlere götüreyim dedim orada dinlenirim belki diye ama yok yine oturamadım.Teras baştan sona 18-20metre kadar var, bir o yana bir bu yana kamyon sürüyor,yüzü gözü elleri simsiyah,eşofmanı yırtılmış "üzülme keser şort yaparız" dedi,nede olsa bir öncekinden tecrübeli sıpa:)) Sonra zaten hava bozdu bitanecik komşularımızla oturup kahve içtik onlar lego oynadı,araba için tartıştı,bisiklet yarışı yaptı sonra yine lego oynadı,çocuk işte.. Akşama kadar azdılar,çığlıklar,hırslar,ağlamalar,,kahkahalar..bizde herhalde 3 kez falan kahve içtik eee anca..
 
  
Pazar sabah erken dikildi yine neyse biraz arabalarla oynadık ve kahvaltıdan sonra parka çıktık yetmedi lunaparka gittik orada da iyice hırpalandıktan sonra şu meşhur kurufasulyeciye attık kendimizi.Dedim oğlumunda gönlü olsun, en sevdiği yemek nede olsa yokkk uyuzluğu tuttu geçen hafta tatile gittiğimizden beri iştah yok:( Amannnn dedim annemlere gidelim orda oynasın biz maça gidelim ama biz gittik dolu başladı,şimşekler vs yıkılıyor ortalık.Annane ve dedeyle kudurdu allahtan bir köşede çığlıklarını ve aşk serenatlarını dinlerken dinlenebildim(!?!?!).Çıkarken annemin buzluktan bir kap sarmayı da koydum çantama geldim iyiki de almışım bu sabah gözlerim kırmızı,boğazım yanar durumda uyandım.Hapşırmaktan iflahım kesildi oyhhh.. oysaki tüm haftasonu nasıl enerjiktim kesin parktaki o anaların nazarı değdi bak..


18 Nisan 2017 Salı

Tatlı Komplo

 Uzun zamandır sağlıklı beslenmeye çalışıyorum mesela hayatımdan kızartmaları,gazlı yada hazır içecekleri,cipsleri ve abur cuburları çıkarmış ve tatlıyı azaltmış durumdayım.Kendim alışverişe çıkınca marketten asla abur cubur almıyorum ve eşimi sürekli tembihliyorum! Adamın elindeki market poşetlerini gören ortaokul çocuğuna para verip alışverişe göndermişim sanır:) "Sen yeme hayatım benim suçum ne?" diyor, iyide a dostlar "benim suçum ne?" 
Tabi yerinizde ben olsam "sende boğazına sahip ol bre kadın!" derim ama mevzu o değil, zaten kendimin bile şaşırdığım derecede irademe sahip çıkıyorum.Eve ne pastalar,cheesecake,kurabiyeler,tulumbalar,kadayıflar,şöbiyetler,şambaliler,börekler geliyor ama yemiyorum yalnız anne elinden mis gibi ev baklavası oldu mu yada dün seyahatten getirdiği kaymaklı bu lokumu görmezden gelemiyorum:(  


  Birde kendini savunuyor yahu "bıdbıd etceğini biliyorum o yüzden en küçük boyunu aldım" diye😳hııııı pesssss!
  Offff vicdan azabıyla yidim ayol:) Duygusal yeme bozukluğu gibi değil ama yinede daha yerken pişman olabiliyorum:) Keşke kalorilerde ona gitse sonuçta suç onun.
Ya hadi bunu geçtim bari şarküteriyi azaltalım dedim hatta aylardır ağzıma pastırma bile koymadım ama o naapmışşş? Afyon sucuğu tutuyor elinde kangal kangal birde sırıtıyor "biberde alalım mangal yakayım sana" yak,koş aman eksik kaldın! Bosjnak kasabı bulup kuru ette almış! Yok eskidende zaten en sevdiğim şeyleri her zaman bulur gelirdi saolsun ama yapma etme dedikçe bu ısrar niye yahu? 
  Anneme söylüyorum artık biz gelirken sakın mantıymış,sarmaymış,arnavut böreğiymiş falan yapma.Sen yine kısır yap,mücver yap,mezeler,salatalar yap çeşit çeşit..En azından onlar destekliyor tabi birde kardeşim çok kilo aldı onu eski haline döndürmeye çalışıyorlar:) Offf kendimi psikolojik olarak şartlamaya çalışayım bari ne yapayım..


Ps: Bulamayanlar var,nimet bu şükret diyenler kesin olucaktır ki ben hep hamdolsun demeyi bilirim ama konu o değil,başka yere çekmeyelim lütfen🙏🏻

12 Nisan 2017 Çarşamba

Roket Balon

    Balonun patlamasından nefret ettiğim için eve almayı çok tercih etmesemde  oyun oynarken çok eğlenceli olabiliyor.Karşılıklı balon tenisi oynayabiliyoruz yada tek elle vurarak yere düşürmeden havada tutmaya çalışıyoruz.Aslında bu oyunlar eğlenirken motor becerilerini geliştiriyor,dengede durabilmeyi öğretiyor.
 
  Bir pipeti kesip balonun üzerine yapıştırdım sonrada odasının ortasına gerdiğimiz bir ipe geçirdim.Üzerine pencereler çizdik.Önce teleferik yaptı ve bir süre oynadı.Sonra dedesiyle oynadığı oyun aklına geldi sanırım şişirince  ucunu bağlama dedi.Balonu şişirdik,ucunu tuttu ve bırakınca puffffffff uçarak hızla ipin diğer ucuna giden balonu heyecanla izledi.Uzun süre oyalayabilen bir oyun.Aslında en basitinden bir hava deneyi yapmış da olduk.Bir dahakine iki ip koyayımda yarış yaparız diyorum:)
 
Oldukça basit ama hem eğlenceli hem öğretici.

Sardı Korkularr


   3,5 yaşına kadar "korkusuz" gelmiş bir erkek çocuk annesiydim ki bunu övünelecek birşey olarak söylemiyorum, aksine şuan ne yapacağımı bilemiyorum.Daha önce yaşamadığımız şeyler karşısında baya baya bir gri bir bölgeye girdik.
  Benim herhangi bir ciddi korkum yok ama sevmediğim ve tercih etmediğim şeyler var ve bunları fobi olarak görmüyorum.O yüzden bazı şeyleri mantığım almıyor mesela yükseklik korkusu nedir yani düşmekten mi korkar insan yoksa sadece yüksekte durduğu için mi tedirgindir..? Palyaçoları hiç sevmem,pandomim vs hoşlanmam ama görmekten korkmam bana zarar verebileceklerini düşünmüyorum.Annem yalnız kalmaktan korkar,tek uyuyamaz,kardeşim tüm kapı pencereleri iki kez kontrol eder:) Bu konularda tam olarak empati yapamıyorum ve bu şimdi benim sorunum oldu çünkü karşımdaki küçücük bir çocuk ve ben arkadaşlarıma yaptığım gibi "amannn sende" diyemiyorum.Kimse mikemmel diiildir tamamm mı? Kötü yönlerimizide kucaklamamız lazım.
  Şimdi gelelim minnakıma asla kaygılarını yok saymıyorum,hafife almıyorum ama çok büyütmüyorum da.Aile endişelenirse çocuk hisseder ve daha çok korkabilirmiş.Dalga geçmiyorum "ayy bundan da korkulur mu cınımmmm" gibi sözlerle küçümsemiyorum.
  Son dönemlerde farklı farklı şeylere karşı kaygıları var.Bazılarının arkadaşlarından duyduğu çok belli şeyler olması dışında,dikkat çekmek için (ne gereği varsa) yaptıklarınıda ayırırsak bir "ayy ben ondan korkarımmm" durumu yaşıyoruz."Öğrenilmiş korkular" konusunda etraftakileri sürekli uyarsamda babanesi "ellerini yıkamazsan gözle görülmeyen böcekler olur saçlarında" dedi bir anda!!!! O an ne hissettiğimi söylemek istemiyorum!!!! Çocuk o günden beri ayy sinek gelir,yok saçımda böcekler olur falan gibi takıntılar türetti.
  Mesela yatma vakti "karanlıktan korkarım annemde benimle yatsın" diyor fakat yinede tek yatıyor.Gece kabus vs görmüyor ama uyanırsa yanımıza gelip uzanıyor.Ciddi şekilde korksa daha sıkı pazarlık yapar yada ışığı açtırmaya çalışırdı diye düşünüyorum.Karanlık korkusu doğal bir şey ayrıca yok sayamayızda.Karanlıkta bilinmeyen şeyler var ve bazı nesneler aydınlıkta görüldüğü gibi durmayabiliyor farkındayım.
  Eşimle ortak olarak aynı telkinlerde bulunmaya karar verdik.Sakince yaklaşıyoruz,sarılıyoruz, "biz buradayız,yanındayız" mesajını veriyoruz.Hatta artık bir uyku arkadaşı var ve yararı tartışılmaz.
  Film geceleri yaptığımızda bazı klasik animasyon filmleri izliyoruz ve haliyle canavarlar,hayaletler,canlanan oyuncaklar,köpek balıkları ve daha neler neler girdi hayatımıza.Hahaha çok komik filmlerde olur hayaletler diye gülüyoruz:)) Mizah kesinlikle en işe yarayan yöntem!   Yaşına uygun olarak herşeyi anlatmaya çalışıyorum artık olduğu kadar.Şimdilik öyle ciddi bir sorunumuz yok çok şükür fakat artık mini mini kaygılar yaşamaya başladı bu yüzden bende onu daha iyi gözlemlemeye çalışıyorum.Ülkemiz ve geleceğimiz için sürekli kaygılandığımız bir ortamda stresten ne kadar uzak tutabilirsek o kadarını yapıyoruz işte.. Ayrıca kendisi açık renk bir battaniyeyi üzerine atıp "bögghhhhhhj ghostum ben" diye bizi korkutuyor ve sonra kıkırdıyor:))
Hadi hep beraber Sa Ta Na Ma

8 Nisan 2017 Cumartesi

Ay Em Bek Bitcezz

  Yazma yada konuşma ve hatta en sevdiğim okumaya karşı bile isteğimin olmadığı biraz kaotik bir ay geçirdim.Eşimin liken diye teşhis edilip tedaviye başlanan hastalığının kist olduğu ortaya çıktı:( Önümüzdeki hafta ameliyat olacak ama bu konuda hiç konuşmuyoruz direkt olumluya odaklanmıştık ama annemin haberi olunca tüm sülalem eşime geçmiş olsun mesajları yağdırdı.Bu durum bazı insanlar için moral olsada o üzüldü:( Herneyse minnakın enerjisi tam gaz devam ediyor,büyüdükçe yavaşlar ayol demeyin valla kavga çıkar:p
 
  Tohumlarımı ayırdım bazılarını filizlendirdim ve oğlumla ekme dikme işlerine başlamıştık ama 10 gündür havalar yağmurlu ve kapalıydı çiçek fideleri almaya gidecek hevesim bile kalmadı.. Kuzey avrupa ülkelerinde yaşıyor olsam demek ki sonsuz bir depresyona falan girerdim:)
Kardeşim müşavirlik sınavını kazandı sırada staj var sonra doktora ama evlenmek istediği için sanırım o iş biraz beklemek zorunda kalıcak sonuçta evlilik dediğin saçma şekilde bütçeyi kökünden sallayan bişiy..
  Doğumgünü alışverişime bile kaç gün sonra çıktım şu sıkılgan halim geçer diye cıksss faydası pek olmadı.Tam şekeri azalttım derken köye dönen kayınvalidem baklava açmış,su böreği,tirit vs yapmış iyice yağa ve şekere bulandık:) Haftanın 4 günü egzersiz yapmaya devam ediyorum ve sabah kahvaltılarımı aksatmıyorum fakat öğleden sonra bir enerji düşüklüğüm var hatta tansiyonum kronik olarak düşük.Vitamin desteği falan almayı düşünüyordum bir ara ve üşenmiştim ayrıca kilo aldırır diye çekiniyorum ama bir doktora danışmam lazım bu durumu.
  Seçim yaklaştığı için ülkedeki genel gerginlik canımı sıkıyor,belirsiz bir gelecek yüzünden endişeliyim.
  Tüm bunlara rağmen bu hafta kocCamla (maşallah) gayet iyiydik ve "ikinci bir çocuk?" sorusuyla beni ... ay bilemedim uygun bir cümle dahi bulamadım o derece:)) Sanki ilkinde zerre yardımı dokunmuş gibi akıl verenleri zaten hiç saymıyorum!!! Kolik,mastist,hassas bebek,uyku ve tuvalet eğitimleri gibi kavramları tekrar hayatıma sokmaya hazır değilim!
  Yarı zamanlı iş güzel ama yazdan sonra artık devamlı olucak oğluşun okul saatleri uzayıcak belki erken yetişicem vs orası belirsiz şuan.Tatili aslında bir ay yunan adalarında gezerek (aşırı turistik olanlarda değil) geçirmek istiyorum ama kocCam çocukla yalnız başıma birşey gelirse nooolcak diye endişeli illa yanıma birini eklemeye çalışıyor sanırım tıpış tıpış Kaş'a gidicem gerçi orayada aşığım o ayrı.
Offf şimdi kahve yapıp dünden kalan un helvasını götürüp vicdan azabını çekerken  "big little lies" final bölümünü izliyiciiiim!