12 Mayıs 2017 Cuma

Çocuk Kitabı Seçimlerim

  Seçimlerim derken hem oğlum hem kendim için:) Çocuk kitabı okumayı çok severim.Neleri seviyorum bir bakalımmm oğluma okuduklarımın dışında çocukken severek okuduğum serileri topluyorum mesela Pıtırcık:) Roald Dahl'a bayılırım ve onunda serisini tamamlamak istiyorum.Bu sene fuardan çok severek aldığım ve oğlumun kütüphanesinin baş köşesine koyduğum KumKurdu serisi var mesela ve yetişkin çocuk herkes okumalı!!! Artık doğumgünü çocuklarına bunu hediye götürmeyi düşünüyorum.Geçenlerde Kadıköy'de bir sahafta gördüğüm Küçük Vampir serisinden iki kitabı ve Gizemli Bahçeyi aldım.Küçük Vampir serisini tamamladıktan sonra baştan okumak istiyorum:) Bu seneki Tüyap'tan ise Jules Verne ve Narnia Günlüklerini almayı düşünüyorum.Harry Potter serisinide ciltli olarak tekrar alıyorum:) Always! 
  Dünya klasiklerini ve kült denilen kitapların çoğunu okuduğum için artık daha çok tarih,ebeveynlik kitapları,distopya,bilimkurgu ve polisiye okuyorum.
  
  Okuma alışkanlığının kazanılmasında en önemli şeyin anne-babanın kitap okumayı sevmesinden çok çocuk için doğru kitabı bulmak olduğuna inanıyorum.Ailesi "kitaplara verdiğin para boşa giden emek başka birşey değil" dediği halde duvarlar dolusu kitapları olan bir arkadaşım var.Tutkusu öğretmeninin ona okuması için verdiği bir kitap ile başlamış.Tabiki ailede bu alışkanlığı görmek ister istemez çocuğu iyi yönde etkiler ve özendirir orası ayrı.Ben zaten gazeteden,dergiye hatta broşür vs dahi herşeyi okurum:) 
 
  Oğlum için kitap seçerken çok özeniyorum.Her ne kadar minnakla kitapevlerine gidiyor ve seçimi ona bırakıyor olsamda bazı klasik kitapları araştırarak alıyorum.Dünya klasiklerinin şuan onlarca yayınevinden basılmış hali mevcut.İçlerini biraz incelediğinizde ağzınız açık kalabilir! Heıdı'nin arkadaşı Klara'nın büyükannesine türban takan ve Milli Eğitim tarafından çocuklara okunması tavsiye edilen, birilerine yaranılmak için "yanlı" olarak değiştirilmiş kitaplar gibi.Öyle tuhaf şeyler var ki kitaplarda.. Çocuklar için kısaltılmış olanlarıda tercih etmiyorum çünkü içeriği,dili herşeyi değişiyor.Dil derken mutlaka iyi bir çevirmenden ve bilinmiş yayınevlerinden çıkan kitapları tercih ediyorum zaten bir süre sonra çevirmenleri tanıyorsunuz.Kötü çeviri harika bir kitabı okunması zor hale getirip insanı soğutuyor.
  Oğlumun yaşına uygun olanlardan en çok tercih ettiklerim Yapı Kredi Yayınları,İş Bankası,Can Yayınevi,Pearson ve Tudem.. İnstagram hesabımda zaten kitapları tek tek paylaşıyorum.Öyle güzel ve eğlenceliler ki defalarca okuyoruz ama sıkılmıyorum desem de inanmayın aynı sayfa 135789 kez okunur mu hiç?! Ama çocuğuma kitap okumayı seviyorum hatta bazen cümleleri tamamlamasını..bu bizim olayımız! Kitap kurdu olsun yada çok sevsin değil amacım, okuyoruz çünkü bundan keyif alıyoruz.

10 Mayıs 2017 Çarşamba

Bana Bi Masal Anlat

  Ne zaman oluştuğunu bile hatırlayamadığım bir uyku rutinimiz var.Pijamalarımızı giyiyoruz,minnak çişini yapıyor ardından dişlerini fırçalayıp su içiyor.Hep beraber odasına gidiyoruz önce babası sonra ben öpüyorum.Döne döne uyuyor.
  İlk zamanlar emerek uyutmuştum sonra ninniyle yanında uzanarak.Sonraları nankör velet "tamam artık ninni istemiyorum sus" demişti:)) Vee uyku arkadaşıyla uyumaya başlamıştı şimdide masal istiyor.Maşallah diyeyim uyku konusunda hiç sorun yaşamadım.Ayrıca 6.ayını bitirdiğinden beri kendi odasında yatıyor."Uyku Eğitimi" etiketinde ki yazılarda neler yaşadığımızdan zaten bahsetmiştim.Sabah 7 civarı kalkıyor ve en geç 9:45 te yatakta.Tatilde yada nadir durumlarda biraz daha oturmasına izin veriyoruz.Klasik çocuk hareketleri haftaiçi zor uyanırken haftasonu cin gibi ayakta:)
 
  Şimdilerde yeni bir alışkanlığı var kitap okumamdan ziyade "hadi masal annat annecim" diyor tam başlıyorum anlatmaya, birşeyler falan uyduruyorum işte ama o her masal karakterimi alıp "sonna kum parka gitmişşşşş,kovasıyla küreğiyle oynamışşşş,ve oooo kumlu parkları çok severmişşş" diye sabote ediyor:)) En çok Jack ve Fasulye Sırığını seviyor."Tırmanmışşş tırmanmışşş.." derken kıkırdıyor bende bu anları hiç unutmamayı diliyorum.Yanından çabucak kalkıp içeri geçip uzanmayı istediğim anlar oluyor ve kendi kendime üzülüyorum:( Neyse bazen Kırmızı Başlıklı Kız yada Rapunzeli anlatıyorum.Bunları sorun eden ve masallardan korkan(!) anneler var biliyorum ama ben Disney bile değil, Grimm Kardeşler versiyonlarını dinledim ve okudum çocukken, hiçte "vayy anam hamileymişte kuleye kapatmışlar Rapunzeli" yada "bu kızın pelerini niye kırmızı?" vs diye düşünmedim adı üstünde masal olduğunu biliyordum! Çocukların sanıldığından akıllı olduğunu düşünüyorum yani masallar konusunda rahatım.Çoğu zaman kendi kafama göre bir sürü şey anlatıyorum, genelde uydurmasyon oluyor hatta bazen başrolde biz oluyoruz. GeCe'nin yaptığı gibi iyi olanları unutmamak için yazayım diyorum ama unutuyorum:) 
   Bazı geceler yanımıza gelip uzanıyor misss gibi yok ayol baya ekşi ekşi kokuyor:) Ahhh birde sabah kalktığında o yastıkta bıraktığı iz yok mu.. 

9 Mayıs 2017 Salı

Fırında Lorlu Kabak

  Buzdolabım bozuldu servis ertesi gün gelene kadar içindeki çabuk bozulacak olanları değerlendirmek için uydurmasyon bişiyler yapıyorum:)
Kabak hiç dayanamayacağı için onunla öğle yemeği hazırladım.Yarın da baklalı enginar yapim artık..
 
2 rendelenmiş kabak
1 yumurta
2 yemek kaş. tam buğday unu
ince kıyılmış dereotu
2 y.k taze lor
taze çekilmiş karabiber ve tuz

Hepsini çırpıp kare borcama koydum 200 de 30' kaldı.Fırından çıkarmadan üzerine rendelenmiş kaşar koyup 5' bekledim.Hafif ve yağsız ayrıca lezzetli oldu o yüzden paylaşmak istedim:) Yoksa baya basit bişiy yani.
 

8 Mayıs 2017 Pazartesi

Haftasonu Dediğin..

  Yayyyyy!! Yaşasın Pazartesiiii:)) Çalışırken bile severdim pazartesiyi düzen iyidir,hoştur arkadaş!
Nasıl bir haftasonundan çıktık yine bir ben bide diğer analar bilir ama günün sonunda o çocuk yatağına mutlu mesut girip beni öpücüğe boğduysa tamamdır.

Cumartesi günü hava harikaydı erkenden parka çıkardım minnağı fazla kalabalık olmadan rahat rahat oynasın diye.Yakalamaca vs oynadık,bisiklete bindi,sonra kuş kovalamaya başladı ama ne koşma hemşiree, parkı ilk önce 5 kez hiç durmadan turladı sonra zıplayarak devam etti..çenede durmuyor anlatıyor habire birşeyler.Bir yandan kardeşim gülüyor "duracell olsa dayanamazdı" diye:) Herşeyi geçtim millet tuhaf tuhaf bakıyor, hatta uzaktan hiperaktif teşhisi koyduklarına kalıbımı basarım.
  Annemlere götüreyim dedim orada dinlenirim belki diye ama yok yine oturamadım.Teras baştan sona 18-20metre kadar var, bir o yana bir bu yana kamyon sürüyor,yüzü gözü elleri simsiyah,eşofmanı yırtılmış "üzülme keser şort yaparız" dedi,nede olsa bir öncekinden tecrübeli sıpa:)) Sonra zaten hava bozdu bitanecik komşularımızla oturup kahve içtik onlar lego oynadı,araba için tartıştı,bisiklet yarışı yaptı sonra yine lego oynadı,çocuk işte.. Akşama kadar azdılar,çığlıklar,hırslar,ağlamalar,,kahkahalar..bizde herhalde 3 kez falan kahve içtik eee anca..
 
  
Pazar sabah erken dikildi yine neyse biraz arabalarla oynadık ve kahvaltıdan sonra parka çıktık yetmedi lunaparka gittik orada da iyice hırpalandıktan sonra şu meşhur kurufasulyeciye attık kendimizi.Dedim oğlumunda gönlü olsun, en sevdiği yemek nede olsa yokkk uyuzluğu tuttu geçen hafta tatile gittiğimizden beri iştah yok:( Amannnn dedim annemlere gidelim orda oynasın biz maça gidelim ama biz gittik dolu başladı,şimşekler vs yıkılıyor ortalık.Annane ve dedeyle kudurdu allahtan bir köşede çığlıklarını ve aşk serenatlarını dinlerken dinlenebildim(!?!?!).Çıkarken annemin buzluktan bir kap sarmayı da koydum çantama geldim iyiki de almışım bu sabah gözlerim kırmızı,boğazım yanar durumda uyandım.Hapşırmaktan iflahım kesildi oyhhh.. oysaki tüm haftasonu nasıl enerjiktim kesin parktaki o anaların nazarı değdi bak..


18 Nisan 2017 Salı

Tatlı Komplo

 Uzun zamandır sağlıklı beslenmeye çalışıyorum mesela hayatımdan kızartmaları,gazlı yada hazır içecekleri,cipsleri ve abur cuburları çıkarmış ve tatlıyı azaltmış durumdayım.Kendim alışverişe çıkınca marketten asla abur cubur almıyorum ve eşimi sürekli tembihliyorum! Adamın elindeki market poşetlerini gören ortaokul çocuğuna para verip alışverişe göndermişim sanır:) "Sen yeme hayatım benim suçum ne?" diyor, iyide a dostlar "benim suçum ne?" 
Tabi yerinizde ben olsam "sende boğazına sahip ol bre kadın!" derim ama mevzu o değil, zaten kendimin bile şaşırdığım derecede irademe sahip çıkıyorum.Eve ne pastalar,cheesecake,kurabiyeler,tulumbalar,kadayıflar,şöbiyetler,şambaliler,börekler geliyor ama yemiyorum yalnız anne elinden mis gibi ev baklavası oldu mu yada dün seyahatten getirdiği kaymaklı bu lokumu görmezden gelemiyorum:(  


  Birde kendini savunuyor yahu "bıdbıd etceğini biliyorum o yüzden en küçük boyunu aldım" diye😳hııııı pesssss!
  Offff vicdan azabıyla yidim ayol:) Duygusal yeme bozukluğu gibi değil ama yinede daha yerken pişman olabiliyorum:) Keşke kalorilerde ona gitse sonuçta suç onun.
Ya hadi bunu geçtim bari şarküteriyi azaltalım dedim hatta aylardır ağzıma pastırma bile koymadım ama o naapmışşş? Afyon sucuğu tutuyor elinde kangal kangal birde sırıtıyor "biberde alalım mangal yakayım sana" yak,koş aman eksik kaldın! Bosjnak kasabı bulup kuru ette almış! Yok eskidende zaten en sevdiğim şeyleri her zaman bulur gelirdi saolsun ama yapma etme dedikçe bu ısrar niye yahu? 
  Anneme söylüyorum artık biz gelirken sakın mantıymış,sarmaymış,arnavut böreğiymiş falan yapma.Sen yine kısır yap,mücver yap,mezeler,salatalar yap çeşit çeşit..En azından onlar destekliyor tabi birde kardeşim çok kilo aldı onu eski haline döndürmeye çalışıyorlar:) Offf kendimi psikolojik olarak şartlamaya çalışayım bari ne yapayım..


Ps: Bulamayanlar var,nimet bu şükret diyenler kesin olucaktır ki ben hep hamdolsun demeyi bilirim ama konu o değil,başka yere çekmeyelim lütfen🙏🏻

12 Nisan 2017 Çarşamba

Roket Balon

    Balonun patlamasından nefret ettiğim için eve almayı çok tercih etmesemde  oyun oynarken çok eğlenceli olabiliyor.Karşılıklı balon tenisi oynayabiliyoruz yada tek elle vurarak yere düşürmeden havada tutmaya çalışıyoruz.Aslında bu oyunlar eğlenirken motor becerilerini geliştiriyor,dengede durabilmeyi öğretiyor.
 
  Bir pipeti kesip balonun üzerine yapıştırdım sonrada odasının ortasına gerdiğimiz bir ipe geçirdim.Üzerine pencereler çizdik.Önce teleferik yaptı ve bir süre oynadı.Sonra dedesiyle oynadığı oyun aklına geldi sanırım şişirince  ucunu bağlama dedi.Balonu şişirdik,ucunu tuttu ve bırakınca puffffffff uçarak hızla ipin diğer ucuna giden balonu heyecanla izledi.Uzun süre oyalayabilen bir oyun.Aslında en basitinden bir hava deneyi yapmış da olduk.Bir dahakine iki ip koyayımda yarış yaparız diyorum:)
 
Oldukça basit ama hem eğlenceli hem öğretici.

Sardı Korkularr


   3,5 yaşına kadar "korkusuz" gelmiş bir erkek çocuk annesiydim ki bunu övünelecek birşey olarak söylemiyorum, aksine şuan ne yapacağımı bilemiyorum.Daha önce yaşamadığımız şeyler karşısında baya baya bir gri bir bölgeye girdik.
  Benim herhangi bir ciddi korkum yok ama sevmediğim ve tercih etmediğim şeyler var ve bunları fobi olarak görmüyorum.O yüzden bazı şeyleri mantığım almıyor mesela yükseklik korkusu nedir yani düşmekten mi korkar insan yoksa sadece yüksekte durduğu için mi tedirgindir..? Palyaçoları hiç sevmem,pandomim vs hoşlanmam ama görmekten korkmam bana zarar verebileceklerini düşünmüyorum.Annem yalnız kalmaktan korkar,tek uyuyamaz,kardeşim tüm kapı pencereleri iki kez kontrol eder:) Bu konularda tam olarak empati yapamıyorum ve bu şimdi benim sorunum oldu çünkü karşımdaki küçücük bir çocuk ve ben arkadaşlarıma yaptığım gibi "amannn sende" diyemiyorum.Kimse mikemmel diiildir tamamm mı? Kötü yönlerimizide kucaklamamız lazım.
  Şimdi gelelim minnakıma asla kaygılarını yok saymıyorum,hafife almıyorum ama çok büyütmüyorum da.Aile endişelenirse çocuk hisseder ve daha çok korkabilirmiş.Dalga geçmiyorum "ayy bundan da korkulur mu cınımmmm" gibi sözlerle küçümsemiyorum.
  Son dönemlerde farklı farklı şeylere karşı kaygıları var.Bazılarının arkadaşlarından duyduğu çok belli şeyler olması dışında,dikkat çekmek için (ne gereği varsa) yaptıklarınıda ayırırsak bir "ayy ben ondan korkarımmm" durumu yaşıyoruz."Öğrenilmiş korkular" konusunda etraftakileri sürekli uyarsamda babanesi "ellerini yıkamazsan gözle görülmeyen böcekler olur saçlarında" dedi bir anda!!!! O an ne hissettiğimi söylemek istemiyorum!!!! Çocuk o günden beri ayy sinek gelir,yok saçımda böcekler olur falan gibi takıntılar türetti.
  Mesela yatma vakti "karanlıktan korkarım annemde benimle yatsın" diyor fakat yinede tek yatıyor.Gece kabus vs görmüyor ama uyanırsa yanımıza gelip uzanıyor.Ciddi şekilde korksa daha sıkı pazarlık yapar yada ışığı açtırmaya çalışırdı diye düşünüyorum.Karanlık korkusu doğal bir şey ayrıca yok sayamayızda.Karanlıkta bilinmeyen şeyler var ve bazı nesneler aydınlıkta görüldüğü gibi durmayabiliyor farkındayım.
  Eşimle ortak olarak aynı telkinlerde bulunmaya karar verdik.Sakince yaklaşıyoruz,sarılıyoruz, "biz buradayız,yanındayız" mesajını veriyoruz.Hatta artık bir uyku arkadaşı var ve yararı tartışılmaz.
  Film geceleri yaptığımızda bazı klasik animasyon filmleri izliyoruz ve haliyle canavarlar,hayaletler,canlanan oyuncaklar,köpek balıkları ve daha neler neler girdi hayatımıza.Hahaha çok komik filmlerde olur hayaletler diye gülüyoruz:)) Mizah kesinlikle en işe yarayan yöntem!   Yaşına uygun olarak herşeyi anlatmaya çalışıyorum artık olduğu kadar.Şimdilik öyle ciddi bir sorunumuz yok çok şükür fakat artık mini mini kaygılar yaşamaya başladı bu yüzden bende onu daha iyi gözlemlemeye çalışıyorum.Ülkemiz ve geleceğimiz için sürekli kaygılandığımız bir ortamda stresten ne kadar uzak tutabilirsek o kadarını yapıyoruz işte.. Ayrıca kendisi açık renk bir battaniyeyi üzerine atıp "bögghhhhhhj ghostum ben" diye bizi korkutuyor ve sonra kıkırdıyor:))
Hadi hep beraber Sa Ta Na Ma